Zorla evlilik hakkında genel bilgiler

Zorla evlilik mi, yoksa düzenlenmis evlilik mi ?

Gelin veya damat, ebeveynleri veya aile fertleri tarafından tehdit edilerek veya kendilerine şiddet uygulanarak evlenmeye mecbur edilirse buna zorla evlilik denir. Eğer taraflardan birisi evlendirilmeyi onaylamıyor ve kabul etmiyorsa, yani istemeyerek zorla kabul ediyorsa buna zorla evlilik denir.

Bunun paralelinde bir de düzenlenmiş evlilik vardır. Bu evlilik de ebeveynler/akrabalar tarafından düzenlenmekte veya aracılar tarafından organize edilmekte, ancak müstakbel eşlerin rızaları ile gerçekleşmektedir.

tl_files/zwangsheirat/images/klein/infos_fach_02.jpgZorla evilik ile düzenlenmiş evlilik arasındaki sınır çok ince olmasıyla birlikte, dışarıdan ancak tam olarak analiz edilip, ilgililerin amaç ve çıkarlarını öğrendikten sonra belli olmaktadır. Ne zaman zorla evliliğin söz konusu olduğu ve neyin zorla yaptırılmış olması ise, tarafların kişisel algılarına bağlıdır. Kesin olan tek şey, genç kadın veya erkeğin gerçekten 'Hayır' deme şansının olmasıdır. Burada, uygulanan ve hissedilen zorla evliliği gerçekleştirme mecburiyetinde olmanın büyük rolü vardır. Bu durumda ebeveynlerin hafif baskı olarak nitelendirdiği (iyi niyetlilik, sadece çocuğun iyiliğini düşünerek), evin kızı veya oğlu tarafından psikolojik stresli bir dönemde mecburiyet veya zorlama olarak algılanabilir. Ebeveynlerinin kendilerine bir eş adayı seçtiğini, ancak son sözün kendisinde olduğunu düşünen kızlar da bulunmaktadır. Fakat birçok örnekte o denli ağır baskı uygulanır ki, kızın itirazı ağır sonuçlara neden olabilmektedir. Ailelerini 'kaybetmekten' korkmaktadırlar. Çoğu kez ebeveynler ve akrabalar tarafından psikolojik ve sosyal baskı ile, namus için öldürme tehdidiyle, dışarı çıkartmamak ve şiddet uygulamakla evliliği kabul etmeleri sağlanmaktadır. Bazı örneklerde evlilik gerçekleştikten sonra da baskı devam etmektedir. Kadınlar evliliklerinde zorla ve bunlarla bağlantılı olan sonuçlara katlanmak zorunda kalmaktadırlar (zorla evliliğin sonuçlarına bakınız.).

Zorla evliligin sayıları

Uzmanlar zorla evliliğin Almanya ve AB'nin diğer ülkelerinde tahmin edildiğinden fazla olduğu konusunda aynı görüşü paylaşmaktadırlar. Ancak şu an zorla evliliğin fazlalığını kanıtlayacak güvenli sayılar bulunmamaktadır. Fakat henüz gün ışığına çıkmamış sayıların yüksek olduğu tahmin edilmektedir. 2004 senesinde Federal Aile, Yaşlılar, Kadın ve Gençlik Bakanlığı (BMFSFJ) tarafından yapılan araştırmalar sırasında 150 Türk kökenli kadın zorla evlilik konusunda bilgi vermiştir:

  • Bu kadınların yarısı eşlerinin aileleri tarafından seçildiğini
  • Dörtte biri ise, müstakbel eşleri hakkında fikirlerinin sorulmadığını açıklamışlardır
  • Kadınların % 17si kendilerinin zorla evlendirilmiş gibi hissettiklerini söylemişlerdir

Berlin ve Baden-Württemberg eyaletinde bulunan yardım kurumlarında ve makamlarda yapılan araştırmalarda şu sonuçlar elde edilmiştir:

  • 2002 yılında Berlin'de 230 kişi tarafından, zorla evlilik tehlikesi yaşandığı bildirilmiştir (iki kez aynı başvuru yapılmış olabilir)
  • 2005 yılının ocak ve ekim ayları arasında, Baden-Württemberg eyaletinde 213 kadın ve iki erkek zorla evlilik tehlikesinden veya zorla evlendirilmekten dolayı danışma merkezlerine ve kurumlarına başvurmuştur (iki kez aynı başvuru yapılmış olabilir)
  • Ancak ilgililer danışma merkezlerine birçok değişik sebepten dolayı seyrek başvurmaktadır
  • Durumlarını çaresiz olarak gördüklerinden kızlar ve genç kadınlar çoğu zaman intihar etmeyi düşünmektedirler
  • Kriz merkezlerinin (kız ve kadınlar yurdu vs.) yaptıkları açıklamalara göre, zorla evendirilme tehlikesi yaşayan veya zorla evlendirilen ve bu nedenle destek ve korunmak isteyen kız ve genç kadınların sayısı gün geçtikçe artmaktadır

tl_files/zwangsheirat/images/klein/infos_fach_03.jpgZorla evlilik konusu ile ilgili son senelerde elde ettiğimiz tecrübeleri değerlendirdiğimizde, Bielefeld kızlar evinin bölümlerinde danışma ve sığınma arayan genç göçmenlerin % 50 si zorla evlilik tehlikesi ile karşı karşıya kalan veya bu zorla evliliğin içinde olan kişilerdir.

Zorla evlilik erkek çocuklar/genç erkeklere için de geçerli midir?

Erkek çocuklar ve genç erkekler de zorla evliliğe maruz kalabilirler. Daha çok geleneklerine bağlı olan aileler, onları disipline sokmak ve kendi kültürlerine döndürmek için zorla evlendirmektedirler. Ancak genelde sonuçlar kızlarda olduğu kadar kötü değildir, çünki genç erkeklere daha fazla özgürlük verilmektedir: Meslek eğitimi bitirilebilmekte ve hareket alanları daha geniş tutulmaktadır. Zorla evliliğin negatif sonuçlarına daha çok karıları katlanmaktadırlar. Onlar için hiçe sayılma, kötü muamele görme ve cinsel tacize uğrama riskleri büyüktür.

Zorla evliliğin sonuçları

Zorla evlilikler psikoloji ve sağlığa zarar vermektedir. Zorla ve erken evliliğin sonucu olarak kızlar, çoğu kez okul ve meslek eğitimlerini yarıda bırakmak zorunda kalmaktadırlar. Böylece bilgisizlik ve bağımlılık çemberine girmektedirler. Kızlar veya genç kadınlara, haklarında karar kılınan evliliğe itiraz ettiklerinde, çoğu zaman kendi aileleri tarafından hakaret edilmekte, dayak ve namus için öldürmeye varan tehditler yapılmaktadır. Düğünden sonra kızlardan veya genç kadınlardan kocasının ve muhtemelen onun ailesinin sözünü dinlemeleri beklenmektedir. Evli kadın görevlerini yerine getirmediğinde, en kötü ihtimalde, bu durum örneğin tehdit ve dayak gibi bedensel ve psikolojik kötü muamelelere yol açabilir. Bunun dışında kendisinden eşi için cinsel açıdan hazır olması beklenebilmektedir. Böylece zorla evlendirildiği kocası tarafından cinsel tacize uğrama riski büyük olmaktadır. Kızlar ve genç kadınların yaşadığı sürekli tecavüz korkusu, zorla evliliğin en kötü sonuçlarından birisidir.

Zorla evlilikler depresyonlara, kendine zarar vermeye, intiharlara ve kronik psikosomatik hastalıklara neden olabilmektedir.

Kızlar (Erkekler) neden zorla evlendiriliyorlar?

Zorla evlilik için ebeveynlerin öngördüğü sebepler farklı olabiliyor. Bunlardan bir tanesi, kızlarının ’iyi bakım altında olması'dır. Başlık parası söz konusu olduğunda, ebeveynlerin bencil ve maddi güdüleri de sebep olabilmektedir. Bunun dışında genelde geleneklerine bağlı olan aileler, batı ülkelerinde yetişmiş kızlarını ve erkek çocuklarını kendi ülkelerinden biriyle evlendirerek, disiplin altına alma kendi kültürlerine döndürme arzuları vardır.

tl_files/zwangsheirat/images/klein/infos_fach_01.jpgÖzellikle kızlar hayatları için geleneklerine aykırı planlar yaptığında, ebeveynler onları zorla evlilikle tekrar 'doğru yola' çevirmeye niyetlenmektedirler. Çeşitli ülke ve aile geleneklerinden oluşan namus kavramları burada önemli rol oynamaktadır; çünki zorla evlilik çoğu zaman aile içerisinde uygulanmaktadır (yani kuzen kuzenle veya). Ebeveynler kızlarının üzerinde olan etkilerini yitirmekten korktuklarından, çabuk ve kararlaştırılmış bir evlilikle, kızlarını tekrar alışık oldukları eski geleneklerine bağlamayı istemektedirler. Kızlarının bir erkekle arkadaşlık kurup, kızlığını kaybetme durumunda, çehrelerini (aile namusunu) kaybedeceklerinden korkmaktadırlar. Çabuk gerçekleşen bir evlilikle ebeveynler hem sorumluluklarından kurtulacak, hem de geleneksel güçlerini sağlamlaştıracaklardır.

Almanya'da yaşayan ve ebeveynleri tarafından zorla evlendirilmek istenen kişilerin yanısıra, zorla evliliğin üç diğer çeşidi daha izlenmektedir:

  • Kızlar ve genç kadınlar kendi ülkelerinden Almanya'ya getirilip evlendirilmektedir. (Çoğu kez 'ithal gelin' olarak nitelendirilen) bu kızlar, çoğu kez sorunsuz, rahat bir hayat sürdürme sözleriyle kırsal kesimden Almanya'ya getirilmektedir. Ancak burada kendilerini evin bütün işlerini kendisine yaptıran kayınvalide ve kayınpederin yanında ve ayrıca kültürünü tanımadığı, dilini konuşamadığı bir ülkede bulmaktadırlar. Kendi aileleri çok uzaktadır, kendileri içerisinden çıkamayacakları güç bir ortamdadırlar.
  • Ailenin baskıları sonucunda kendi ülkesinde gerçekleşen evliliklere 'izin-evlilikleri' denmektedir. Burada Almanya'da yetişen, muhtemelen birlikte oldukları, fakat ailelerinin kabul etmedikleri arkadaşları olan kızlardan söz edilmektedir.
  • 'Oturum-evlilikleri' eşe oturma izni alma amacını taşımaktadır.

Burada yazılanlar zorla evlilik için mümkün olabilen asıl sebeplerin basit ve özetlenmiş şeklidir. İlgililerin yaşam tarzları farklı ve komplike olduğundan, kızları ve genç kadınları danışma ve desteklemede bunları göz önünde bulundurmak gerekmektedir.

Zorla evlilik dinsel bir olay değildir

Açık tartışmalarda zorla evliliği belirli bir dine bağlama eğilimleri görülmektedir. Ancak zorla evliliğin sebepleri, genel anlamda din değil, eskiden kalma geleneklerdir. Dünyanın büyük dinlerinden olan budizm, hıristiyanlık, yahudilik, hinduizm veya islam gibi hiç bir dinde zorla evlilik koşulu yoktur. Ancak sayılan bütün bu dinlerde bulunan, kadınların erkeklerin iktidarı altında yaşamayı yasallaştıran, yani kötüye kullanılan metinler bulunmaktadır. Bu metinler, kızların ve genç kadınların karar haklarını kısıtlamak veya tamamen yok etmek için, eski gelenekleri koruyan temsilciler tarafından kullanılmaktadır.